AYAKLAR BEDENİN AYNASI  

jizz_space 36M
2 posts
5/24/2006 10:07 am

Last Read:
5/30/2006 9:28 am

AYAKLAR BEDENİN AYNASI

Vücuttaki rahatsızlıklar genelde hareketsizlikten kaynaklanıyor. Refleksoloji, ayakta belli noktalara dokunarak sindirimden, solunuma tüm fonksiyonların harekete geçirilebileceğini öne süren bir öğreti. Ayak tabanlarının ve yüzeyinin bedenin aynası olduğu prensibine dayanıyor. Özel el ve parmak teknikleriyle refleks noktalarına bastırmak ve ovalamak bu sistemleri harekete geçiriyor. Meselâ ayak tabanında belirli bir noktaya dokunulduğunda kişinin başındaki ağrıya iyi gelebiliyor. Bu iki bölge arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Refleksoloji uzmanı İpek Çaldemir, Ayakta sindirimle ilgili noktaya basarsam, karnınız guruldar´ diyor.

SİNÜZİTTEN MİGRENE

Vücutta derin bir dinlenme sağlayarak kendini iyileştirme gücünü harekete geçiren refleksoloji uygulaması sırasında kişiler, uykudan daha fazla dinleniyor. Bu şekilde bedene kendini iyileştirme fırsatı tanınıyor. Vücudu toksinlerden arındırıyor. ABD´de yapılan bir araştırmaya göre refleksolojinin regl öncesi, gerginliği yüzde 45 civarında azalttığı ispatlandı. Ayrıca, stres, yorgunluk, uykusuzluk, bel ağrıları, migren, kadın hastalıkları, menopoz, hazımsızlık, sırt ağrısı, romatizma, siyatik, eklem intihabı, sinüzit, astım, prostat sorunlarının çözümünde de yardımcı tedavi olarak etkili oluyor.

HASTALIKLARI ELE VERİYOR

Sadece ayaklara bakarak kişinin sağlığıyla ilgili bazı tahminlerde bulunabileceğini belirten refleksoloji uzmanı Çaldemir, bu durumu şöyle açıklıyor: "Bazı insanların ayak başparmaklarının tırnakları etlerine batar. Bu o insanın başıyla ilgili sıkıntıları olduğunu gösterir. Yoğun başağrıları çektiğini ve kendini düşünceleriyle yorduğunu söyleyebilirim. Ya da ayaklarının rengine bakarak o insanın rahatsızlığı hakkında fikir yürütebilir. Sarımsı renkteki ayaklar, kişinin az su içtiğini ve belli organlarını çok yorduğunu gösterir. Ayak tabanının belirli bir bölgesinde sertlik olması bana ciğerleriyle ilgili bir sorun yaşadığını düşündürür. Ayakların rengi, kokusu, tırnakların durumu bana o insanla ilgili pek çok ipucu sağlar."

RAHATLAMA SAĞLAR

Refleksolojinin tedavi edici değil, etkili rahatlama terapisi olduğunun da altını çizen İpek Çaldemir, “Bu nedenle insanlar hastalandıklarında mutlaka doktora gitmeliler. Burada onları iyileştiren bir tedavi yöntemi uygulamıyorum. Masajla içlerinde olan iyileşme mekanizmalarını harekete geçiriyorum. Böylece tedaviye destek sağlanıyor. Ama rahatlamaya bağlı olarak belli ağrıları geçiyor" diye konuşuyor.

YAN ETKİSİ YOK

Refleksolojinin sadece elle uygulandığı için herhangi bir yan etkisi yok. Yine de hamileliğin ilk üç ayındaki kadınlara ve kanser hastalarına uygulanması tavsiye edilmiyor.

Kişi sadece streste arınmak istiyorsa haftada 1 veya 2 kez bu terapiden faydalanması yeterli iken, sağlığı etkileyen bir sorun varsa 3 kere de uygulanabiliyor.

REFLEKSOLOJİNİN KÖKENİ

Refleksoloji kısaca ayak tabanlarına yapılan masaj ile tüm vücudun rahatlatılması olarak tanımlanabilir. Birçok kültürde binlerce yıldan beri uygulanan refleksolojinin kökeni, 5 bin yıl öncesine, Mısır firavunlarına dayanıyor. Tarihte Hindistan, Japonya, Çin ve Amerika´nın yerli medeniyetlerince de bilinen refleksolojinin modern anlamda tüm dünyaya yayılması ise 1900´lü yıllara rastlıyor. Dr. William Fitzgerald tarafından yeniden keşfedilen ve ´ağrı kesme yöntemi´ olarak kullanılan refleksoloji, Türkiye´de de stres ve ağrılardan kurtulmak isteyenlerin başvurduğu yollardan biri...


Become a member to create a blog